Üstün İnsan Irkı Yaratmak: Eugenik Hareketi



 1930 yılları ABD'nin Virginia eyaletinde ortaya çıkan insanlara yönelik bir hareket...
Fırça dağlarının 'gelişmiş' kesimi onları '' white trash'' olarak adlandırıyor. Ve üstelik bahsi geçen bu insanlarda beslenme yetersizliğinin izleri ilk bakışta görülebilecek kadar barizdi.

 Peki söz edilen bu hareket nedir; nasıl başladı?
 
 Fırça dağlarına sık sık uğrayan polis şefleri ''uyumsuz'' damgası bulunan bu insanları alıp kısırlaştırma işlemi için Western Hastansine götürüyordı. Götürülme nedenleri ise devletin onlara aptal ve gereksiz damgası vurarak üremelerini engellemekti. Üstelik bu hareket Virginia ile de sınırlı değildi. ABD'de çok sayıda eyalette bu kanunları kabul etti ve ABD çapında 60 bin kişi kısırlaştırıldı. Ki bu sadece kayıtlarda olan rakam.
 
 Yoksul kesimde bu olaylar devam ederken zengin kesimde durum çok farklıydı. Çocuklara bu 'eugenik' hareketinin ne kadar gerekli olduğu derslerde anlatılıyor, Eugenik merkezlerinde bununla ilgili çalışmalar gösteriliyordu ve böylelikle çocukların beynine bir nevi ''yaşasın, benim genetik yapım mükemmel!'' cümlesini kazımış oluyorlardı.

 ABD'de başlayan bu hareket zengin vakıflar yardımı ile denizlerin ötesine kadar taşındı. Almanyada'da uygulanmaya başlayan bu hareket binlerce insanın kısırlaştırılarak zorla götürüldükleri nazi kamplarında yakılarak ortadan kaldırılması ile sonuçlandı. 

 Amerikan Eugenik Hareketi iç savaşın (1861 - 1865) bitiminden hemen sonra ekonomik ve sosyal problemlerin ortaya çıktığı bir dönemde başladı. Tarımda makineleşme sonucu kırsal kesimden şehirlere doğru büyük bir göç başlamıştı. Alt tabakanın göç etmesiyle oluşan bu (sosyal ve ekonomik) dalgalanma ''zengin ve elit'' tabakayı endişeye düşürmüştü. Ve elit kesim ise çözüm yolu aramak adına üniversitelere yönelmişti.
Üniversiteliler için çözüm açıktı. Kuzey Avrupa kökenli olanlar dışındakilerin genleri bozuktu ve çoğalmaları engellenmeliydi

 Bu akımın temelleri aslında ilk kez Darwin'in kuzeni Galton tarafından 1883 yılında ortaya atılmıştı. Fakat Galton'un düşüncesiyle bir grup elit insanın düşüncesi çelişince ortaya pozitif eugenik hareket ve negatif eugenik hareket olmak üzere iki farklı yol çıktı. 
Pozitif eugenik hareket, toplumda en yetenekli ve en sağlıklı kişilerin daha fazla çocuk sahibi olması gerektiğini savunurken, aksi olan negatif eugenik hareket ise toplumdaki zayıfların elenmesi görüşünü savunuyordu. 
 
 1907 yılında Indiana' da kısırlaştırma adına ilk kanunun çıkması üzerine hapishanelerde uygulanmaya başlandı. Birinci Dünya Savaşı sonucu özellikle Güney ve Doğu Avp.dan çom sayıda göçmenin gelmesi sonucu daha da kötüleştirdi ve bu nedenle göçmenler arasında sistemli bir eleme yaptılar. Psikolog olan Henry Goddard daha öncde kullandığı ''Binet Simon Zeka Testini'' göçmenler üzerinde uygulamaya başladı. Testte başarısız olan göçmenlere gelecek olursak, ya ülkelerine geri gönderildiler ya da kısırlaştırma merkezinde işleme alındılar. 

 Eugenik hareketi İkinci Dünya Savaşında Almanya'da yapılan soykırım ile büyük oranda son buldu. Fakat hala 'Eugenik' uygulamalarına ait izlere rastlıyoruz. Örneğin; Robert Graham servetinin büyük bir kısmını 'insan ırkının iyileştirilmesi' üzerine harcamaya karar verdi (1980). Ve profesör, bilim insanları gibi üst kesimlerden aldığını söylediği spermlerden 'sperm bankası' oluşturdu.
Graham öldüğü zamanlarda bu şekilde oluşan çocuk sayısı 230'a ulaşmıştı. Graham'ın bunun üzerine söylediği sözünü yazmak istiyorum. ''Süper zeka yaratamazsınız ama dünyaya gelme ihtimalini arttırabiliriz.''  

 Fakat. Bu zamana kadar olduğu gibi yine gizlenen bir gerçek vardı. 

 İlerleyen yıllarda bu yöntemle dünyaya gelmiş olan çocuklar biyolojik babalarını bulduklarında aslında onların normal kesimden, sıradan insanlar olduğunu görmüşlerdir. 

 Evet! Bu konuya dair aktarmak istediğim cümleler burada son buluyor.
Son olarak, Eugenik geçmişin bir olayı olmakla birlikte, günümüzü etkileyen ve hatta geleceğimizi de etkileyebilecek bir hareket. 

 Hiç süphesiz bu hareketi tarihin en karanlık sayfalarından biri olarak hatırlayacağız!


24.09.2020
Sevgiler 
Berru

Yorumlar

  1. Amerika'da maalesef daha benzer çok fazla "inanılmaz" kanun ve uygulamalar olmuş. Bunlardan benim için en dikkat çekici olanı "Çirkinlik Yasası" (Ugly Law) idi. Kısaca Amerika; çirkin, hasta, rahatsız edici görünüşte olanları kamuya açık yerlerde bulunmayı yasaklıyordu:

    Türkçe: https://www.abdpost.com/abd-de-garip-bir-yasa-cirkinlik-yasasi/13935/
    İngilizce: https://en.wikipedia.org/wiki/Ugly_law

    Şimdi bu yazıyı okuyunca da aklıma şu film geliverdi:
    https://www.youtube.com/watch?v=u73CLdHpbNk

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Durum Bildirimi: İstanbul

Hayallerinin Peşinde

“Kızım Misafirlerin Kolonyalarını Tazele.”