II Divino'nun Pieta'sı
Selam!
Bu yazıda çok sevdiğim ve sohbet etmekten keyif aldığım konulardan biri olan sanat tarihinde önemli bir yere sahip olan Pieta'dan bahsetmek istiyorum.
Şu son 4-5 aydır 'kaliteli vakit geçirmek' adına yaptığım faaliyetlerden birisi de sanat tarihini incelemek oldu. Ve öyle büyüleyici bir konu ki (bilen bilir :P) yalnızca fikir sahibi olmak için başına oturup, günlerce bir heykelin hikayesindeki en ince detayları öğrenmek için araştırmalar yaparken buldum kendimi. Bu konuya yönelik ilgimi de böyle tesadüfi bir şekilde ortaya çıkarmış bulundum.
Şuan çalışma masamın başında, en sevdiğim bardak altlığımın üzerine koyduğum filtre kahve ve annemin büyütmem için kısa süreli verdiği kaktüs(üm) ile hoparlörde çalan ''Alexis Ffrench - Wishing'' müziğinin hafif melodisi eşliğinde Michelangelo'nun ''Pieta''sını inceliyorum. Rönesans, Gotik, Barok vb. akımlar adı altında incelemek istediğim çok sayıda eser mevcut fakat bu yazıyı Pieta'ya ithaf ederek başlıyorum.
Öncelikle hatırlamak adına ve bilmeyenlerin de fikir sahibi olması açısından sanatçının özgeçmişine değinmek isterim.
Michelangelo, uzun adıyla Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni; 6 Mart 1475'te İtalya, Caprese'de doğar. Küçük yaşında birçok zorlukla karşı karşıya kalan Michelangelo'ya babası, sanatçı olursa ailenin itibarını zedeleyebileceği düşüncesiyle hiçbir zaman destek çıkmamıştır.
Sonraları Michelangelo, 13 yaşından itibaren bir fresk ressamının yanında çalışmaya başlamştı. Bu sırada çoğu genç sanatçı gibi, Medici ailesinin sahip olduğu 'San Marco Bahçesi'ndeki antik çağ eserleri üzerinde desen çalışır. Bu esnada da Muhteşem Lorenzo ile tanışmış olur ve 1492'ye kadar (Lorenzo'nun ölümü) ondan büyük destek görür.
Birkaç yıl sonrasında sanatçı ilk heykeli olan 'Uyuyan Cupid'i bitirir ve heykeli San Giorgio Kardineli'ne antika diye satılır. O yıllarda Roma'ya giden Michelangelo 'Baküs' adlı bir heykel daha yapmıştır. Bu yaptığı eserler tıpkı bir antika sanatçısından çıkmış izlenimi verir. Bunun üzerine Michelangelo aldığı duyumlar üzerine çok sinirlenir. Eseri 'antik çağ döneminde yapıldı.' etiketiyle satılmıştır. Fakat satıcı sonunda Michelangelo'nun yaptığını itiraf etmiştir. Bu nedenle Pieta'da Meryem'in üzerinde yer alan bantta Michelangelo'nun imzasını görürüz. Bu imza ise şöyledir, '' MICHAEL ANGELUS BONAROTUS FLORENTİNUS FACIEBAT'' anlamı ise '' Floransalı Michelangelo Bounarroti tarafından yapıldı.''
Şimdi de heykelin detaylarından bahsedeyim.
Pieta, çarmıhtan indirilmiş olan İsa'nın Meryem'in kucağına konulduğu anı bizlere yansıtıyor. Kelime anlamı ise 'merhamet' tir.
Tarihler 21 Mayıs 1972'yi gösterdiğinde Lazlo Toth isimli biri bu esere 12 çekiç darbesi vurarak zarar vermiştir. Meryem'in elini koparmış, burnunu kırmış ve birkaç yere daha zarar vermiştir. Bu olay üzerine Lazlo Toth sınır dışı edilmiş ve mahkeme önünde de pişmanlığını dile getirmiştir. Şimdilerde biz eserin restorasyon geçirmiş halini görmekteyiz.
Bu zorluklara rağmen; teknik beceriler, duygusal yoğunluk ve benzeri görülmemiş bir karışıma sahip olan bu eser, Michelangelo'yu en büyük sanatçı konumuna taşımıştır.
Şimdi. Esere bakacak olursak, Meryem İsa ile karşılaştırıldığında büyük bir bedene sahiptir. Eğer sanatçı bunu doğru oranlarla yapmış olsaydı İsa'nın bedeni Meryem'i ezmiş olacaktı. Fakat Michelangelo. Meryem'in kıyafetinin İsa'nın bedenini kaldırıyormuş gibi gözükmesini sağlayarak oranları korumayı başarmıştır.
Evet! Michelangelo'nun 2 yılda tamamladığı bu eser yeteneğini gözler önüne seriyor. Meryem'in kederi ve ikisinin de oldukça zarif duruşu çok hoş bir estetik anlayışıyla bize sesleniyor. Ve Michelangelo aldığı II Divino -ilahi- lakabını layığıyla üzerinde taşıyor.
'Pieta' benim için çok değerli bir yere sahip. Verdiği yoğun duygular ve estetik açısından baktığımda, her yönüyle oldukça tatmin edici bir eser. Bahsetmemek olmazdı :)
Sanat tarihine hazır giriş yapmışken devamı gelsin istiyorum. Ve ilerleyen zamanlarda yine çok hoşlandığım, oldukça ilgimi çeken bir konu olan 'Yunan Mitolojisi'ni ele almak var planlarımda.
Ardından da bu mitolojiyle bağlantılı olarak Troya Savaşı adı altında bir sohbet yazısı yazmayı düşünüyorum.
Ahh! Planladığım, paylaşmak istediğim ne çok şey var. Umarım her birini birgün gerçekleştirebilirim.
Hayat!
Düşünüp tartıştığımız, öğrendiğimiz ve öğreteceğimiz güzel günlere..
03.10.2020
Sevgiler
Berru
Yorumlar
Yorum Gönder